Chicago -Signature Room

10 günlük bir aradan sonra merhaba. İş nedeniyle Amerika’daydım ve yeni döndüm. Bu süre zarfında bloglarınızı izleyemedim ve Sofra Dergisinin güzel etkinliğine ne yazık ki katılamadım. Ayağımın tozu ile Amerika’dan bir kaç minik notu sizinle paylaşmak istiyorum. Yolunuz Amerika’da Chicago şehrine düşerse mutlaka gitmenizi önereceğim bir restoran var.

Şehirdeki Hancock Tower’ın 95 ve 96. katlarında bulunan bu muhteşem manzaralı restoran ve bar “güneşin batışının izlenmesi gereken yer” olarak anılmaktadır. Aşağıya bakıldığında Lake Shore Otoyolu, Navy Pier, Michigan Gölü ve Şehir Merkezi ayaklarınızın altına serilmektedir. Asansör ile 39 saniye gibi rekor bir hızla çıkılan restoran ve barda tüm katı kaplayan camlar sayesinde bütün şehri baştan aşağıya izleyebilirsiniz.

344 metre ve 100 kat ile şehrin ikinci büyük gökdeleninde bulunan restorana rezervasyon yapmadan gitmemek gerekiyor. Fiyatların pahalılığına karşı yemeklerinde fazla bir özellik olmadığı için bu parayı vermeden manzarayı izlemek isteyenler restoranın bar kısmını tercih ediyorlar. Duvarlarının üst kısımları resimlerle kaplı bu restorandan enfes Chicago manzarasını izlemek için bir akşam yemeği yemek ve o parayı ödemek sanırım değer.

Restorandan çektiğim bir Chicago görüntüsü

Gökdelenlerin en üst katında bulunan havuzlardan biri çektiğim fotoğraflardan birinde yer almış.

Bu arada Amerika’da ayak üstü yenilebilecek pek çok farklı lezzetler bulunmaktadır. Bunlardan Amerikalıların et ve mısırdan sonra en çok tercih ettikleri tat:Potato Skins (Patates Kabuğu). Restoranlarda başlangıç olarak getirilen bu lezzetli patatesler pek çok cafede tek başına da tüketiliyor. Patates kabuğunun içine yumurta, peynir ve çeşitli etler konularak pişirilen bu harika atıştırmalıklar genelde yanında mayonez ya da farklı soslar ile servis ediliyor.

Amerika’da en sevilen bir başka lezzet ise:Bagel (Amerikan Simidi) Özellikle kahvaltılarda yenilen bu simitler günün her saati atıştırmalık olarak cafelerde bulunuyor.Eskiden sade olarak hazırlanan bagel’lar zamanla susamlı, haşhaşlı, tarçınlı, üzümlü gibi çeşitlerle zenginleştirilmiş.
Yanında krem peynir ile servis edilen bagel bizim simidimizin tadına asla ulaşamaz ama Amerika’da denemenizi önereceğim bir tat.

Amerika’dan minik notlarım şimdilik bu kadar artık sizleri ziyaret edip, bir haftada ne ciciler yapmışsınız bakmaya başlayayım.

June 15, 2011. amerikan mutfağı, Gezi notları.

Leave a Comment

Be the first to comment!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Trackback URI

%d bloggers like this: