Mutlu Yıllar !

Herkese sağlıklı, huzurlu, mutlu ve bol kazançlı yeni bir yıl dilerim. 2012 hepimize mutluluk ve huzur getirsin. Bu yıldan çok daha güzel bir yıl olsun. Herkesin tüm dilekleri gerçek olsun. Yeni yılınız kutlu olsun. Sevgiler.

December 31, 2011. yeni yıl. Leave a comment.

Kestaneli Pilav

Yılın son Cuma’sı herkese hayırlı olsun. Koca bir sene daha geride kalıyor umarım önümüzdeki yıl daha güzel şeyleri bizlere getirir. Bugünkü tarifim yılbaşı sofralarının geleneksel yemeklerinden biri olan Kestaneli Pilav. Bu pilavı ister bütün hindi ya da tavuğun içine koyarak, isterseniz de yanında servis edebilirsiniz. Ben bu pilavın görüntüsünü çok sevdiğim için tavuk ya da hindi içine konulduğunda pilava acıdığımdan ayrı pişirip, tavuğu yanında servis ediyorum.
Afiyet olsun.
Malzemeler: (4 kişilik)
2 su bardağı basmati pirinç
3 su bardağı sıcak su (tavuk veya et suyu olması daha iyi olur)
1 su bardağı ayıklanmış kestane
1 yemek kaşığı dolmalık fıstık
1 yemek kaşığı kuş üzümü
kimyon
tarçın
yeni bahar
tuz
karabiber
zeytinyağı
Hazırlanışı:
Bir tencereye zeytinyağı konulur ve hafifçe kızdırılır. Dolmalık fıstıklar tencereye konulur hafifçe rengi dönmeye başlayana kadar karıştırılır. Üzerine kestaneler eklenir ve birlikte bir iki çevrilir, kuş üzümleri de konulur ve hepsi 1, 2 dak. karıştırılır. Ayıklanmış, yıkanmış ve süzülmüş pirinç tencereye konulur. Pirinç tane tane olana kadar kavrulur. Tarçın, kimyon, yeni bahar, tuz, karabiber eklenir, karıştırılır sıcak su konulur (ben tavuk suyu kullandım) ve ağzı kapatılarak pişirilir. Piştikten sonra bir süre dinlendirilir, servis tabağına alınır ve yanında tavuk ya da hindi ile servis yapılır.
AFİYET OLSUN
NOT. Kestaneleri ayıklamak için üzerleri iyice silinmiş olan kestanelerin üzerleri bıçakla çarpı şeklinde çizilir ve kaynamış olan suya atılıp, 2, 3 dak. tutulur. Sudan çıkarıp sıcakken kolayca ve kestaneye zarar gelmeden hemen soyulur

December 30, 2011. ana yemek, pilav. Leave a comment.

Lahana Bohçası

Yılın son haftasına girdik herkese iyi bir hafta dilerim. Kışın en güzel sebzelerinden lahananın bohça hali bizim evde çok sevilir. Sarmaya nazaran daha fazla iç harç konulduğu için kızım bohçayı sarmaya tercih ediyor. Siz de sarma ile uğraşmaya vaktiniz olmazsa lahanayı bohça şeklinde yapın. Çok daha çabuk ve kolay oluyor. Afiyet olsun.
Malzemeler:
1 adet orta boy lahana
300 gr.kıyma
2 adet orta boy kuru soğan
yarım su bardağı pirinç
2 yemek kaşığı salça
tuz
karabiber
kuru nane
sumak
zeytinyağı
Hazırlanışı:
Lahananın koçan kısmı ayıklanır ve çıkarılır. Yapraklar tek tek ayıklanır. İyice yıkanan yapraklar kaynar suda 10 dak.haşlanır. Haşlanan yapraklar süzülür ve soğumaya bırakılır. Diğer tarafta kıyma, küçük küçük doğranmış soğan, ayıklanıp, yıkanmış pirinç, tuz, biber, 1 yemek kaşığı salça, kuru nane, sumak bir kapta iyice karıştırılıp, yoğurulup lahana bohçasının iç harcı hazırlanır (harçta kıyma yerine kuşbaşı et ve pirinç yerine bulgur da kullanabilirsiniz)
Lahana yaprakları çorba kepçesinin içine kenarları dışa taşacak şekilde konulur ve içine harçtan bir miktar ilave edilir. Lahanının dışa sarkan uçları üste doğru kapatılıp bohça gibi sarılır.Tüm lahana yapraklarından aynı şekilde bohçalar hazırlanır. Bu bohçalar lahananın kullanılmayan yaprakları ile tabanı kaplanan tencereye ters çevrilerek dizilir. Hepsi dizilince 1 yemek kaşık salça su ile karıştırılıp, bohçaların üzerine gezdirerek dökülür, zeytinyağı konulur. Tencereye sarmaların üstüne bir tabak oturtulur ve dolmaların yarısına gelecek kadar su ilave edilip pişmeye bırakılır. Pişme işlemi bitince yoğurt ile sıcak sıcak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

December 26, 2011. ana yemek, Kış tarifleri, SEBZE. Leave a comment.

Tarhana Çorbası

Herkese merhaba. Tarhana çorbasını sanırım sevmeyen yoktur bizde de çorbaların atası olan Tarhana en sevilen çorbalarındandır.
“Tarhana çorbası, sabah kahvaltıları dahil her öğün yenebilir. Kökeni Orta Asyadan gelen Türklere dayandığı söylense de tarhana kelimesi Farsçadır. Her türlü yiyeceği kurutarak saklamaya çalışmışlar ve yoğurdun saklanması için de Tarhana çorbasını bulmuşlardır. Önemli bölümü yoğurttan oluşan Tarhana çorbası besleyici olduğu kadar kuru toz şeklinde olduğu için uzun süre saklanabilir. Türkiye’de Tarhana çorbasının birçok türünü bulabilirsiniz.Türkiye’de, Uşak, Denizli, Kahramanmaraş şehirlerinde ve Beypazarı’nda ünlüdür. ” (Kaynak:Vikipedi)
Tarhana’nın ismiyle ilgili ilginç bir hikaye vardır. Vaktiyle bir hükümdar seferlerinden birini yaparken, bir fakirin evine misafir olmuş. Sıkıntı içinde ne ikram edeceğini şaşıran köylü kadın çabucak bir çorba kaynatıvermiş. Hükümdar kendisine ikram edilen çorbayı çok beğenip, ev sahiplerine övgüde bulunarak, ‘bu ne çorbası?’ diye sormuş. Çorbayı hazırlayan kadın ‘dar hane çorbasıdır, kusura bakmayın. Afiyetle yiyin’ demiş. ‘Darda olan ev’ anlamına gelen dar hane, zamanla tarhana diye anılmış.”
Ülkemizin pekçok yerinde farklı şekillerde yapılan Tarhanın en meşhur olduğu şehirlerden biri olan Uşak’tan “Yeldanlızade Tarhana Baba” tarhanası gelince hemen pişiriverdim ve bunu sizlerle paylaşayım istedim. Uşak’ta bir tanıdığınız varsa ondan isteyin ya da yolunuz Uşak’a düşerse mutlaka” Tarhana Baba” yı alıp deneyiniz. Afiyet olsun.
Malzemeler:
3 yemek kaşığı tarhana
1 lt(5 su bardağı) su (et, tavuksuyu olabilir)
yarım yemek kaşığı salça
zeytinyağı
tuz
Hazırlanışı: (kutunun üzerindeki tariftir)
1 lt(5 su bardağı)suya 3 çorba kaşığı tarhana konulur, karıştırılır ve bir kenara bırakılır. Bir tencereye yarım çorba kaşığı salça, az miktarda zeytinyağı ve tuz konularak hafif ateşte karıştırılarak yağın kızması beklenir. Bu karışıma suyun içinde bekletilen tarhana ve suyu dökülür. Hafif ateşte karıştırılarak pişirilir. Kaynamaya başlayınca karıştırma bırakılır ve 5-10 dak. daha kısık ateşte pişirilir ve altı kapatılır. Sıcak olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

December 21, 2011. Çorba, kış sıcaklığı, sağlıklı lezzetler, Türk mutfağı, yöresel tatlar. Leave a comment.

Yahni

Herkese güzel bir hafta dilerim. Tencere yemeklerimizin en güzel yanlarından biri ekmeğimizi yemeğin suyuna bandırmaktır sanırım. Tazecik ekmeği yemeğin suyuna bandırmak ve yemeğin tüm güzel tatlarını içinde barındıran o suyu ekmeğimiz ile yemek harikadır. Bugünkü tarifim de işte böyle yemeğin tüm tadını suyunda barındıran ve ekmek bandırası yemeklerden biri olan Papaz yahnisi tarifi. Pek çok sebze, tavuk ve et ile yapılan yahninin içinde ki baharatlar ve arpacık soğanları ona apayrı bir lezzet katıyor.(Bu tarife nohut ekleyenler de oluyor isterseniz siz de ekleyebilirsiniz) Lafı fazla uzatmadan tarife geçiyorum. Afiyet olsun.
Malzemeler: (4 kişilik)
500 gr. parça et
500 gr. arpacık soğan
2 diş sarımsak
zeytinyağı
Yarım çay bardağı sirke
Sıcak su
Tarçın
yenibahar
kimyon
tuz
karabiber
Yapılışı:
Zeytinyağı bir tencerede ısıtılır. İçine et konulur ve et suyunu salıp çekene kadar kavrulup, pişirilir. Et suyunu çekince bütün halindeki soğanlar ve sarımsaklar tencereye konulur. Tüm baharatlar ve sirke eklenir ve hepsi harmanlanıp, iyice karıştırılır.Üzerini geçecek kadar sıcak su tencereye konuluır kısık ateşte etler pişene kadar pişirilir. Pişince servis tabağına alınan papaz yahnisinin üzerine doğranmış maydanoz serpilir sade pilav ile servis edilir.
AFİYET OLSUN

December 19, 2011. ana yemek, et. Leave a comment.

Kurutulmuş Domatesli Ispanak Salatası

Herkese güzel bir gün dilerim. Bugün mevsime uygun son derece kolay hazırlanan ve yemeklerin yanında olduğu gibi tek başına da yenebilen bir salata tarifim var. Afiyet olsun.
Malzemeler: (5 kişilik)

150 gr. bebek ıspanak yapraklar
6-8 adet kurutulmuş domates

6-8 adet konserve enginar kalbi

10 adet siyah zeytin

1 limonun suyu

zeytinyağı

tuz

Hazırlanışı:

Kurutulmuş domatesler 5 dak. sıcak suda bekletilirler ve sudan çıkarılırlar. Büyüklüklüklerine göre 2 ya da 3 parçaya bölünürler.(Çok küçük parçalara bölünmezler)Yıkanmış ıspanak yaprakları, bölünmüş domatesler, ortadan ikiye ayrılmış konserve enginar kalpleri ve siyah zeytinler bir kaba konulur. Diğer tarafta limon suyu, zeytinyağı ve tuz karıştırılarak salatanın sosu hazırlanır. Bu sos malzemelerin üzerine dökülür ve iyice karıştırılıp harmanlanır. Servis tabağına alınan salata servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

December 14, 2011. Kış tarifleri, salatalar, sağlıklı lezzetler. Leave a comment.

Fırında Kıymalı Karnabahar

Herkese güzel bir hafta dilerim. Kışın fazla sevilmeyen sebzelerinden biri karnabahar’dır. En az Brokoli kadar faydalı olan bizim yerli sebzemiz karnabahar özellikle kokusu nedeni ile tercih edilmez. Tadını lezzetlendirmek için çoğu zaman beşamel sos ve çeşitli peynirlerden destek alınır ya da farklı soslarla salatası yapılır. Neyse ki bizim evde beşamel sossuz yenebilecek kadar çok sevilir. Daha önce salata ve fırında mozerella peynirli tarifini verdiğim bu sebzenin daha sade bir tarifini vermek istiyorum. Afiyet olsun.
Malzemeler:(5 kişilik)
1 adet karnabahar
300 gr kıyma
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı salça
Tuz
Karabiber
Kuru nane
Kekik
zeytinyağı
Üzeri için rendelenmiş parmesan peyniri
Hazırlanışı:
Kuru soğan yemeklik olarak doğranır ve kızdırılmış sıvı yağda kavrulur. Üzerine kıyma eklenir ve kıyma da kavrulur. Salça da eklenir birlikte karıştırılarak harmanlanır. Tuz, karabiber, nane ve kekik serpilir ve karıştırılır.Diğer tarafta çiceklerine ayrılan karnabahar buharda haşlanır. Haşlanınca karnabahar çicekleri fırına konulacak olan kabın içine yerleştirilir üzerine kıymalı harç dökülür ve çok az su konularak önceden ısıtılmış fırında 200 C’de üzeri kızarıncaya kadar pişirilir. Fırından çıkarıldığı an üzerine rendelenmiş parmesan peynir serpilir ve sıcak sıcak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

December 12, 2011. ana yemek, fırın yemeği, Kış tarifleri, SEBZE. Leave a comment.

Aşure

Herkese hayırlı ve güzel bir Cuma günü dilerim. Aşure ayına girdik ve tüm evlerde aşure yapımı için tencereler kaynıyor. Blogumda bu ara en fazla okunan tarif de geçen sene yayınladığım aşure tarifim. Bu nedenle bugün aşure tarifini arayanlara kolaylık olsun ve hemen tarife ulaşsınlar diye tekrar yayınlamak istiyorum. Tarif için buraya tık tık. Allah kabul etsin.

December 9, 2011. tatlı. Leave a comment.

Karadeniz’den Tatlar

Herkese güzel bir hafta dilerim. Geçtiğimiz hafta iş nedeni ile Karadeniz’e bir yolculuk yaptım. Bu kısa süreli gezide denediğim lezzetler ile ilk defa tanıştığım bazı tatları sizlerle paylaşmak istiyorum. İlk durağım olan Artvin’de sabah kahvaltısında ilk defa meşhur Kuymak’ı denedim. Peynir ve mısır unu çok az su ve tereyağı ile beğendi kıvamına gelene dek tavada karıştırılarak pişiriliyor.Kuymak kustuğunda yani yağını saldığında piştiği anlaşılıyor. Her öğünde yenilebilen kuymak özellikle sabah kahvaltılarında nefis bir tat oluyor.

Artvin’de sabah kahvaltısında meşhur Artvin balının yanında çeşit çeşit Artvin’in kokulu peynirlerini mutlaka tadınız.

Artvin’den son lezzet nefis Silor. İnce boru şeklinde kıvrılarak 4-5 cm eninde kesilen yufkalar fırında kavrularak kurutuluyor. 1 yıl boyunca saklanabilen bu yufkalar bir kaba alınıyor üzerine kaynar su gezdirildikten sonra bir kat yoğurt dökülüyor ve üzerine tereyağı gezdirilip sofraya getiriliyor. Harika sıcacık pide ve Karadeniz çayı ile anında mideye indiriliyor.

İkinci durağım Trabzon’da Hamsiköy’ün meşhur sütlacını denedim ve bu sütlacın üzerine sütlaç olmadığını anladım. Bir porsiyonu sade, bir porsiyonu fındıklı yemenizi öneriririm.

Çorum’a giderseniz sevdiklerinize mutlaka beyaz leblebi, sarı leblebi, ballı susamlı fıstık ve çikolatalı leblebi getirmeyi unutmayınız. Çorum’da özellikle beyaz leblebiye hayran kaldım bizim İstanbul’da yediğimiz beyaz leblebiyle hiç alakası yok bu leblebi daha tuzsuz daha yumuşak ve tabi ki çok daha lezzetli.
Ordu’da akşam yemeğinde yediğim Fasulye turşu kavurması ve

fasulye diblesi nefisti.

Gümüşhane ‘de tattığım cevizli pestil (Taze dut, toz şeker, bal, süt, un, ceviziçi, ) cevizli köme (Taze dut, toz şeker, bal, süt, un, ceviziçi ) ve yöre ballısı (cevizli dut pestilinin, bal ile rulo şeklinde sarılmasından oluşuyor) soğuk havada bana enerji ve mutluluk verdi.
Gümüşhane’nin tamamen doğal olarak hazırlanan bu özel tatlarını mutlaka denemenizi öneririm

Gümüşhane’de “pestil herle”sini ilk defa tattım. Aşure ile zerde arası bir tadı olan bu tatlı hem çok lezzetli hem de çok hafif. Dut pekmezinden yapılan ve sıcak olarak tüketilen herle dut pestili şırası kaynatılarak içine bal, süt, un ve su ilave edilip yarı akışkan bir halde hazırlanıyor ve üzerine dövülmüş fındık serpilip ikram ediliyor. Bu harika ve sağlıklı tatlıyı hava çok soğuk olduğundan hemen yedim ve fotoğrafını çekemedim.(Bu fotoğrafı Gümüşhane.gen.tr’den aldım)

Son olarak Kastamonu’ya uğradım ve Kastamonu’nun meşhur Çekme Helvası ile tanıştım. Bu güzel helvanın bir de hikayesi varmış. Çok eski tarihlerde Kastamonu’da yaşayan bir Bey’in, güzel bir kızı varmış. Kızını çok seven bu Bey kızına en uygun damadı seçmek için damat adaylarını bir imtihana tabi tutmaya karar vermiş. Evin kahyası Bey’e bu imtihanla ilgili güzel bir fikir vermiş. “Damat adayları öyle bir tatlı yapsınlar ki bu tatlı Bey’in kızının saç telinden ince olsun. Sen de kızını o kişiye ver ” demiş. Bu fikir Bey’in çok hoşuna gitmiş. Kastamonu ’nun dört bir yanına haberler salınmış. Haberi duyan bütün Kastamonu delikanlıları, tatlılarını yapıp Bey’e getirmişler. Bey tatlıları beğenmemiş. Abdulsamet isminde bir genç varmış. O da kızı alabilmek için başlamış annesiyle helva yapmaya. Bey ‘in kızının aşkıyla başlar yoğurmaya, yoğurdukça, aşk ateşi tel tel yapar helvayı ve meşhur Kastamonu Çekme Helvası ortaya çıkar. Bey çekme helvayı çok beğenir. Kızının saçları kadar ince, bir o kadar da lezzetlidir. (Kastamonu’daki lezzetler bu kadar değil ama onları ayrıca başka bir postta yayınlayacağım. )
Ülkemizin her yerinde ayrı bir tat ayrı bir lezzet var bunların çoğunu ne yazık ki bilmiyoruz umarım tüm bu güzel tatlar hakettikleri bilinirliğe ulaşırlar.

AFİYET OLSUN.

December 5, 2011. tanıtım, yöresel tatlar. Leave a comment.

Kestaneli Muhallebi

Hayırlı ve güzel bir Cuma günü dilerim. Her mevsimin kendine özgü meyveleri ile muhallebi yapmayı çok seviyorum. Geçen sene elmalı muhallebi , bal kabaklı muhallebi(1), bal kabaklı muhallebi(2), bu sene de hurmalı muhallebi tariflerim bunlardan bazıları. Tatlı günüm olan bugün kışın nefis tatlarından kestane ile yaptığım muhallebi tarifim var. Afiyet olsun.
Malzemeler:(5 kişilik)
1 lt.süt
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı pirinç unu
1 paket vanilya
1 kavanoz hazır kestane püresi(tatlandırılmış)
Hazırlanışı:
Hazır kestane püresi muhallebi kaselerinin diplerine konulur.Diğer tarafta süt ile pirinç unu iyice karıştırılarak kaynatılır. Koyulaşmaya başlayınca şekeri ilave edilir ve karıştırmaya devam edilir. Muhallebi kıvamına gelince vanilya eklenip bir iki karıştırılıp altı kapatılır. Kestane püresi konulmuş kase ya da bardaklara pay edilir. Buzdolabında iyice soğutulduktan sonra soğuk olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

December 2, 2011. çocuklar için tarifler, Kış tarifleri, tatlı. Leave a comment.