Tarhana Çorbası

Herkese merhaba. Tarhana çorbasını sanırım sevmeyen yoktur bizde de çorbaların atası olan Tarhana en sevilen çorbalarındandır.
“Tarhana çorbası, sabah kahvaltıları dahil her öğün yenebilir. Kökeni Orta Asyadan gelen Türklere dayandığı söylense de tarhana kelimesi Farsçadır. Her türlü yiyeceği kurutarak saklamaya çalışmışlar ve yoğurdun saklanması için de Tarhana çorbasını bulmuşlardır. Önemli bölümü yoğurttan oluşan Tarhana çorbası besleyici olduğu kadar kuru toz şeklinde olduğu için uzun süre saklanabilir. Türkiye’de Tarhana çorbasının birçok türünü bulabilirsiniz.Türkiye’de, Uşak, Denizli, Kahramanmaraş şehirlerinde ve Beypazarı’nda ünlüdür. ” (Kaynak:Vikipedi)
Tarhana’nın ismiyle ilgili ilginç bir hikaye vardır. Vaktiyle bir hükümdar seferlerinden birini yaparken, bir fakirin evine misafir olmuş. Sıkıntı içinde ne ikram edeceğini şaşıran köylü kadın çabucak bir çorba kaynatıvermiş. Hükümdar kendisine ikram edilen çorbayı çok beğenip, ev sahiplerine övgüde bulunarak, ‘bu ne çorbası?’ diye sormuş. Çorbayı hazırlayan kadın ‘dar hane çorbasıdır, kusura bakmayın. Afiyetle yiyin’ demiş. ‘Darda olan ev’ anlamına gelen dar hane, zamanla tarhana diye anılmış.”
Ülkemizin pekçok yerinde farklı şekillerde yapılan Tarhanın en meşhur olduğu şehirlerden biri olan Uşak’tan “Yeldanlızade Tarhana Baba” tarhanası gelince hemen pişiriverdim ve bunu sizlerle paylaşayım istedim. Uşak’ta bir tanıdığınız varsa ondan isteyin ya da yolunuz Uşak’a düşerse mutlaka” Tarhana Baba” yı alıp deneyiniz. Afiyet olsun.
Malzemeler:
3 yemek kaşığı tarhana
1 lt(5 su bardağı) su (et, tavuksuyu olabilir)
yarım yemek kaşığı salça
zeytinyağı
tuz
Hazırlanışı: (kutunun üzerindeki tariftir)
1 lt(5 su bardağı)suya 3 çorba kaşığı tarhana konulur, karıştırılır ve bir kenara bırakılır. Bir tencereye yarım çorba kaşığı salça, az miktarda zeytinyağı ve tuz konularak hafif ateşte karıştırılarak yağın kızması beklenir. Bu karışıma suyun içinde bekletilen tarhana ve suyu dökülür. Hafif ateşte karıştırılarak pişirilir. Kaynamaya başlayınca karıştırma bırakılır ve 5-10 dak. daha kısık ateşte pişirilir ve altı kapatılır. Sıcak olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

December 21, 2011. Çorba, kış sıcaklığı, sağlıklı lezzetler, Türk mutfağı, yöresel tatlar. Leave a comment.

Karadeniz’den Tatlar

Herkese güzel bir hafta dilerim. Geçtiğimiz hafta iş nedeni ile Karadeniz’e bir yolculuk yaptım. Bu kısa süreli gezide denediğim lezzetler ile ilk defa tanıştığım bazı tatları sizlerle paylaşmak istiyorum. İlk durağım olan Artvin’de sabah kahvaltısında ilk defa meşhur Kuymak’ı denedim. Peynir ve mısır unu çok az su ve tereyağı ile beğendi kıvamına gelene dek tavada karıştırılarak pişiriliyor.Kuymak kustuğunda yani yağını saldığında piştiği anlaşılıyor. Her öğünde yenilebilen kuymak özellikle sabah kahvaltılarında nefis bir tat oluyor.

Artvin’de sabah kahvaltısında meşhur Artvin balının yanında çeşit çeşit Artvin’in kokulu peynirlerini mutlaka tadınız.

Artvin’den son lezzet nefis Silor. İnce boru şeklinde kıvrılarak 4-5 cm eninde kesilen yufkalar fırında kavrularak kurutuluyor. 1 yıl boyunca saklanabilen bu yufkalar bir kaba alınıyor üzerine kaynar su gezdirildikten sonra bir kat yoğurt dökülüyor ve üzerine tereyağı gezdirilip sofraya getiriliyor. Harika sıcacık pide ve Karadeniz çayı ile anında mideye indiriliyor.

İkinci durağım Trabzon’da Hamsiköy’ün meşhur sütlacını denedim ve bu sütlacın üzerine sütlaç olmadığını anladım. Bir porsiyonu sade, bir porsiyonu fındıklı yemenizi öneriririm.

Çorum’a giderseniz sevdiklerinize mutlaka beyaz leblebi, sarı leblebi, ballı susamlı fıstık ve çikolatalı leblebi getirmeyi unutmayınız. Çorum’da özellikle beyaz leblebiye hayran kaldım bizim İstanbul’da yediğimiz beyaz leblebiyle hiç alakası yok bu leblebi daha tuzsuz daha yumuşak ve tabi ki çok daha lezzetli.
Ordu’da akşam yemeğinde yediğim Fasulye turşu kavurması ve

fasulye diblesi nefisti.

Gümüşhane ‘de tattığım cevizli pestil (Taze dut, toz şeker, bal, süt, un, ceviziçi, ) cevizli köme (Taze dut, toz şeker, bal, süt, un, ceviziçi ) ve yöre ballısı (cevizli dut pestilinin, bal ile rulo şeklinde sarılmasından oluşuyor) soğuk havada bana enerji ve mutluluk verdi.
Gümüşhane’nin tamamen doğal olarak hazırlanan bu özel tatlarını mutlaka denemenizi öneririm

Gümüşhane’de “pestil herle”sini ilk defa tattım. Aşure ile zerde arası bir tadı olan bu tatlı hem çok lezzetli hem de çok hafif. Dut pekmezinden yapılan ve sıcak olarak tüketilen herle dut pestili şırası kaynatılarak içine bal, süt, un ve su ilave edilip yarı akışkan bir halde hazırlanıyor ve üzerine dövülmüş fındık serpilip ikram ediliyor. Bu harika ve sağlıklı tatlıyı hava çok soğuk olduğundan hemen yedim ve fotoğrafını çekemedim.(Bu fotoğrafı Gümüşhane.gen.tr’den aldım)

Son olarak Kastamonu’ya uğradım ve Kastamonu’nun meşhur Çekme Helvası ile tanıştım. Bu güzel helvanın bir de hikayesi varmış. Çok eski tarihlerde Kastamonu’da yaşayan bir Bey’in, güzel bir kızı varmış. Kızını çok seven bu Bey kızına en uygun damadı seçmek için damat adaylarını bir imtihana tabi tutmaya karar vermiş. Evin kahyası Bey’e bu imtihanla ilgili güzel bir fikir vermiş. “Damat adayları öyle bir tatlı yapsınlar ki bu tatlı Bey’in kızının saç telinden ince olsun. Sen de kızını o kişiye ver ” demiş. Bu fikir Bey’in çok hoşuna gitmiş. Kastamonu ’nun dört bir yanına haberler salınmış. Haberi duyan bütün Kastamonu delikanlıları, tatlılarını yapıp Bey’e getirmişler. Bey tatlıları beğenmemiş. Abdulsamet isminde bir genç varmış. O da kızı alabilmek için başlamış annesiyle helva yapmaya. Bey ‘in kızının aşkıyla başlar yoğurmaya, yoğurdukça, aşk ateşi tel tel yapar helvayı ve meşhur Kastamonu Çekme Helvası ortaya çıkar. Bey çekme helvayı çok beğenir. Kızının saçları kadar ince, bir o kadar da lezzetlidir. (Kastamonu’daki lezzetler bu kadar değil ama onları ayrıca başka bir postta yayınlayacağım. )
Ülkemizin her yerinde ayrı bir tat ayrı bir lezzet var bunların çoğunu ne yazık ki bilmiyoruz umarım tüm bu güzel tatlar hakettikleri bilinirliğe ulaşırlar.

AFİYET OLSUN.

December 5, 2011. tanıtım, yöresel tatlar. Leave a comment.

Edirne – Tava Ciğeri

Herkese güzel bir hafta sonu dilerim. Geçtiğimiz günlerde iş nedeni ile Edirne’ye gittiğimde meşhur Edirne Ciğerini denedim. Bu nefis ciğeri yediğim yeri de bugün sizlerle paylaşmak istiyorum. Gittiğim ciğerci “Meşhur Edirne Ciğercisi-Kazım&İlhan Usta”isminde ve şehirde oldukça ünlü bir yer. Ciğeri tadınca ününü gerçekten hakettiğini anladım. 1967’de açılan ve bugün Balıkpazarı-Osmaniye cad.N:69 – Edirne adresinde hizmet veren lokanta “100 Tarihi Lokanta” kitabında haklı yerini almış.

Pekçok ünlünün Edirne’ye gittiğinde uğramadan geçmediği bir durak burası. Duvarları bu ünlülerin fotoğraflarıyla dolu.
Ciğer gelene kadar sofraya öncelikle kuru biber kızartması ve nefis yoğurt geliyor. Taze ekmekle bunları yiyerek ciğeri bekliyorsunuz.

Her gün taze kesilen ciğerle yapılan meşhur Edirne Tava Ciğerini denemek istiyorsunuz Kazım&İlhan Usta Ciğercisine uğramanızı öneririm.
AFİYET OLSUN

November 19, 2011. Edirne Muftağı, yöresel tatlar. Leave a comment.

Konya -Etli Ekmek

Herkese güzel ve hayırlı bir Cuma günü dilerim. Pazartesi Antalya’da başlayan ve dün Ankara’da sonlanan iş gezimin ara duraklarından biri Konya idi. Konya’ya gideceğim belli olduğundan beri tek hayalim bamya çorbası içmek ve etli ekmek yemekti. Bamya çorbasını Konya’lı bir aşcıdan aldığım tarif ile evde de bol bol yapmaktayım ama etli ekmeği sadece Konya’ya gidince yemekteyim. Bu sefer ki Konya ziyaretimde etli ekmek yemek için Meram’daki Cemo’ya gittik. Menümüzde ilk olarak Bamya çorbası vardı.

(Fotoğraf cemoetliekmek.com’dan alınmıştır.)

Ardından etliekmek, bıçakarası ve Konya böreği yenilip son olarak Konya’nın meşhur saç arası tatlısı tadıldı.

Etli ekmek:180 gr. Hamur, 100 gr. et, 100 gr. Sebzeden oluşur. Et,düve etinin kaburga ve boşluk kısmından kullanılır. Domates,yeşil biber,soğan,maydonoz,tuzdan oluşan sebze karışımı ile et yoğrulur. Boy azami 90 cm,enin 20 cm olması Konya etliekmeğinin özelliğidir.
Bıçakarası:180 gr. Hamur,100 gr et, 100 gr. Sebzeden oluşur. En önemli özelliği düve etinin bifteklik kısmından,iki bıçak arası tabir edilen minik et parçalarının domates , yeşil biber ve tuz ile yoğurularak kullanılmasıdır.
Konya Böreği 60 gr. Kıyılmış et ve 60 gr. Peynir karışımı,180 gr. hamurla börek şekli verilip fırınladıktan sonra,üzerine tereyağı sürülür.
(Fotoğraf cemoetliekmek.com’dan alınmıştır.)
Saçarası:Dinlendirilerek beze haline getirilen hamur, yufka şeklinde açılır. İçine kaymak, zeytinyağı ve şam fıstığı yayılır. Kıvrım şeklinde fırınlanıp, özel şerbeti ile tatlandırılır. Porsiyonu 180 gr olarak servis yapılır.
Yolunuz Konya’ya düşerse ve inanılmaz incelikte pide ile yapılan etliekmek ve bıçakarası yemek isterseniz Meram’daki Cemo’ya uğrayın derim.

Cemo: Meram Yeni Yol Cad. Meram Devlet Hastanesi Karşısı.Piyale sok. N.1 Konya

332/324 42 22 http://www.cemoetliekmek.com/
AFİYET OLSUN

October 13, 2011. Konya mutfağı, yöresel tatlar. Leave a comment.

Ceviz Ezmesi ve Kısa Bir Mola

Herkese güzel bir haftasonu dilerim. Bu sene iş nedeni ile gittiğim şehirlerden biri olan Burdur’da ilk defa Ceviz Ezmesi ile karşılaştım. Burdur’un Ceviz Ezmesi çok meşhurmuş(ben ilk defa gördüm, tattım ve çok çok beğendim) Eğer yolunuz düşerse mutlaka bu tadı deneyin derim hayran kalacaksınız. Ceviz Ezmesinin fotoğraflarına Burdur’lu bir ustadan öğrendiğim tarif eşlik ediyor.(Ben henüz bu tarifi denemedim) Bugün itibari ile yıllık iznimin bir bölümünü kullanıp, kısa bir mola veriyorum. Blogumda sizler bir süre bu güzel Ceviz Ezmesini görürken ben biraz dinlenip, soluklanıp geri döneceğim. Şimdiden herkese Hayırlı Ramazanlar dilerim. Görüşmek üzere…
Malzemeler:
1 kg. irmik
1 kg.dövülmüş ceviz
1 kg. şeker
2 su bardağı su
Hazırlanışı:
Bir tencereye su konulur, ısıtılır ve ılık hale getirilir. Şeker bu suyun içinde dökülür ve eriyene kadar karıştırılır. Şeker eriyince tencereye irmik ve dövülmüş ceviz eklenir. Hepsi iyice karıştırılır. Kıvama gelen bu karışım, pudra şekeri serpilmiş bir tepsiye dökülür. Karışım kaşığın ters yüzü ile aynı kalınlıkta yayılır ve soğuyunca baklava dilimi ya da istenilen şekilde kesilip dilimlenir.
AFİYET OLSUN

July 23, 2011. tatlı, yöresel tatlar. Leave a comment.

Kağıtta Pastırma, Mantı, Necmiye Hanım Tatlısı-Kayseri

Herkese güzel bir Pazar günü dilerim. Bugün sizlere geçtiğimiz günlerde gittiğim Kayseri’de tattığım ve oradan getirdiğim lezzetlerden kısa bilgiler vermek istiyorum. Kayseri’de tüm yöresel tatları yemek için size “Kaşık-la”yı öneririm. Kayseri’nin varlıklı bir ailesinde dünyaya gelen Necmiye Hanımı babası okutmamış, kocası çalışmasına izin vermemiş. Üç çocuk annesi Necmiye Özderici Postaağası, Kayseri’de eşinin araba galerisinde “araba alana bir tabak mantı” ikramı ile iş yaşamına adım atmış. Kayseri’nin meşhur “Kaşık-la” adlı lokanta zincirini kurmuş ve ürettiği mantılarla büyük hipermarket raflarında yerini almış. Ardından da ismini taşıyan “Necmiye Hanım Tatlısı” ile dünyaya açılmış. (kaynak:webeleman.com)
Hikayesi çok ilginç ve tüm bayanlara örnek olan Kaşık-la’da mutlaka Kağıtta Pastırma, Mantı, sarma ve en son olarak patenti Necmiye Hanım’a ait olan özel tatlı Necmiye Hanım Tatlısından yemeden çıkmayın derim. Orada yediğim Kağıtta Pastırmayı eve dönünce Kayseri’den getirdiğim pastırma ile denedim ve sonuç harika oldu.
Kağıtta Pastırma
Malzeme:
12 adet pastırma
1 domates
1 tatlı kaşığı tereyağı
Hazırlanışı:
Pastırmalar yağlı kağıdın ortasına dizilir. Üzerine dilimlenmiş domates ve tereyağı konulur.(İstenirse yeşil biber, kıyılmış maydanoz ve dilimlenmiş limon da konulabilir ben kullanmadım)
Yağlı kağıt kenarları kıvrılarak kapatılır, üzerinde bıçak ucu ile bir iki delik açılır ve fırına konulur. Üzerine hafifçe su serpilir ve önceden ısıtılmış fırında 180 ‘C de 10-15 dak. pişirilir. Pişince fırından alınır, kağıt açılır ve sıcak olarak servis yapılır.
Kayseri’de meşhur bir laf var. Bir kaşığa 40 mantı sığmazsa o mantı makbul değildir. Gerçekten mantıların minikliğine inanamıyorsunuz o minik mantıları görünce bunlar mantıysa bizim İstanbul’da mantı diye yediklerimiz ne acaba diye düşündüm. Kayseri’de mantı biraz farklı servis ediliyor. Mantı domates sosu suyuna karıştırılmış olarak masaya geliyor. Yoğurt ve sarımsaklı sos ayrı getirilip isteğe göre mantıya ekleniyor. Yukarıdaki fotoğraf benim evde hazırladığım gerçek Kayseri Mantısı. Tabi ki Kayseri’den vakumlu olarak aldığım ve evde sadece kaynar suya atarak pişirdiğim mantı.
Kaşık-la’nın kendine özel tatlısı Necmiye Hanım Tatlısı un, tahin, pekmez ile yapılan Nevzine Tatlısı benzeri bir tatlı ve üzeri bol fıstık ile kaplanmış. Biraz ağır bir tatlı ama mutlaka deneyin derim. Yukarıdaki tatlı fotoğrafını ben cep telefonum ile Kaşık-la’da çektim. Aşağıdaki fotoğrafı internetten alıp, bilmeyenler için Necmiye Hanım Tatlısının nasıl bir tatlı olduğunu göstermek için sayfaya koydum. Her şehrinde, bölgesinde harika tatları saklayan Türkiye’nin en güzel mutfaklarından biri olan Kayseri’nin tadı damağımda kalarak bir sonraki Kayseri seyahatimi dört gözle bekliyorum.

(Bu fotoğraf internetten alınmıştır)

May 21, 2011. ana yemek, Türk mutfağı, yöresel tatlar. Leave a comment.

Cağ Kebap ve Kadayıf Dolması- Erzurum


Herkese bir hafta aradan sonra merhaba. Mart ayından beri her hafta iş gezileri nedeniyle İstanbul dışında olduğumdan blogumu güncellemem ve sizleri ziyaret etmem çok aksadı. Her hafta Türkiye’nin başka bir bölgesinde çeşitli şehirlerde olup, haftasonu İstanbul’a dönmek ve buradaki işlerimi toparlamak blogumla ilgilenmemi engelliyor. 3 ayda tam 31 şehire gittim bu şehirlerde yerel yemekler hakkında fırsat buldukça bilgi sahibi olup, yerel tatları yerinde tatmaya çalıştım. Geçen hafta en son gittiğim şehir Erzurum’du. Erzurum’a gidince tabi ki yapılması gerekeni yapıp Erzurum’un meşhur Cağ Kebabını ve Kadayıf Dolmasını tattım.(Cep telefonum ile çektiğim ve ne yazık ki çok net olmayan fotoğrafları sizinle paylaşmak istiyorum)

Cağ kebabı, ‘yatık döner’ olarak da bilinen, yağlı kuzu budundan yapılan bir çeşit kebaptır. Erzurum ve Artvin’e ait olan Cağ kebabı, önceden terbiye edilmiş etin yatık bir şiş üzerinde odun ateşi eşliğinde pişirilmesiyle hazırlanır. Cağ adı verilen şişler kullanılarak servis yapıldığından bu adı almıştır. Servisi, yine yöreye özgü lavaş ekmeği ile beraber yapılır. Birçok yerde, yanlış olarak ‘çağ kebabı’ şeklinde telaffuz edilmektedir Hazırlanması ustalık gerektirir. Malzemeye soğan, karabiber eklenir. Et yatık biçimde odun ateşinde pişirilir. Döner bıçağı ile birer porsiyon kesilip ızgara üzerine alınır. Burada et biraz daha pişirilir. Lavaş ekmekle servis yapılır. Ayrıca yanında yöresel ayran ya da şalgam tüketilmektedir. (Kaynak: Vikipedi)
Erzurum’da Cağ Kebabı denilince akla “Meşhur Tortum Koç Cağ Kebap” geliyor. Sahibi Kemal Koç olan ve Cağ Kebabın patentini elinde bulunduran bu salon Erzurum’a gelen ünlüleri ağırlamakla meşhur. Salonun duvarları buraya gelen ünlülerin fotoğrafları ile dolu. Duvarlarda ayrıca en fazla sayıda Cağ Kebabı yiyen müşterilerin fotoğrafları da asılı. Salonda Cağ Kebabından sonra sofraya yine Erzurum’un özel tatlarından Kadayıf Dolması geliyor. Kadayıfın içerine bolca ceviz konulup, sarılarak yağda kızartılan, ardından da şerbete batırıldığında afiyetle yenmeye hazır olan bu tatlı biraz ağır bir tatlı ama yine de yenilmesi gerekiyor.
Yolunuz Erzurum’a düşerse mutlaka “Meşhur Tortum Koç Cağ Kebap” a uğrayın ve kebap ile Kadayıf Dolmasını yiyin belki de en fazla Cağ Kebap yeme rekorunu kırarsınız ve sizin de fotoğrafınız rekor kıranların arasına asılır.
AFİYET OLSUN

May 14, 2011. geleneksel tatlar, Türk mutfağı, yöresel tatlar. Leave a comment.