Safranlı Kuskus

Herkese güzel bir gün dilerim. Bugün yine Dubai’den bir tarif var. Safran Dubai’de hemen hemen her yemekte kullanılıyor özellikle pilavlarda. Daha önce yaptığım kuru meyveli safranlı pilav dan sonra bu da Dubai’den aldığım safranla yaptığım ikinci tarif. Araplar’ın kuskusu aslında çok ince tür bir bulgur fakat ben bunu bizim kuskus ile yaptım. Kuskusun içine dolmalık fıstık ve kuş üzümü koyuyorlar. Pilav pişince yayvan ve kulplu kaplara koyup, ortasını açıp ortasına et sote koyup bu şekilde servis ediyorlar. Ben de pilavımı orjinaline sadık kalarak oradan aldığım servis kabına koyup, ortasına et sote koyarak servis ettim. Afiyet olsun
Malzemeler:
Pilav için:
1 su bardağı kuskus
2 su bardağı sıcak su (tavuk veya et suyu olması daha iyi olur)
yarım kahve fincanı dolmalık fıstık
yarım kahve fincanı kuş üzümü
1 tatlı kaşığı toz safran
tuz
zeytinyağı
Et sote için:
Yarım kilo kuşbaşı et
1 adet orta boy kuru soğan
1 yemek kaşığı salça
tuz
karabiber
kuru nane
kekik
kuru fesleğen
zeytinyağı
Pilavın hazırlanışı:
Bir tencereye zeytinyağı konulur ve hafifçe kızdırılır. Dolmalık fıstıklar tencereye konulur hafifçe rengi dönmeye başlayana kadar karıştırılır. Ardından kuş üzümleri eklenir ve birlikte çevrilirler. Kuskus tencereye konulur ve hafifçe hepsi birlikte karıştırılır. Diğer tarafta toz safranın üzerine bir kahve fincanı su konulur ve karıştırılarak bir süre beklenerek safranın iyice eriyip, renginin çıkması sağlanır. Safran ve tuz tencereye eklenir, karıştırılır sıcak su konulur ve ağzı kapatılarak pişirilir. Piştikten sonra bir süre dinlendirilir.
Et sotenin hazırlanışı:
Geniş bir teflon tavada (ben wok kullanıyorum) ısıtılmış zeytinyağında küçük küçük doğranmış soğanlar pembeleşinceye kadar çevrilirler. Önceden haşlanmış etler ilave edilir. Hepsi birlikte çevrilirler. Tuz, karabiber ve tüm baharatlar konulur ve salça ilave edilir. Hepsi iyice karıştırılır ve pişmeleri için ateşte bırakılırlar.
Pilav yayvan geniş bir servis tabağına konulur, ortasına etler konulur ve sıcak sıcak servis yapılır.
AFİYET OLSUN

March 20, 2012. ana yemek, Arap Mutfağı, pilav. Leave a comment.

Kalamar Dolma

İş yoğunluğu, gezi yazıları derken yemek tariflerine ara vermişim. 2 hafta sonra ilk tarifim çok sevdiğim bir deniz ürünü olan Kalamar Dolması. Deniz Ürünlü Karnıyarık ve Deniz Ürünlü Kokoreçten sonra en fazla yaptığım tariflerden biridir. Dolmanın içi için deniz ürünlerini kullandım. Sizler isterseniz bunu zeytinyağlı dolma içi ile de yapabilirsiniz.
Malzemeler:
6 adet kalamar (ayıklanmış)
100 gr. karides
100 gr. ahtapot
100 gr. yengeç
200 gr. kaşar peyniri
2 diş sarımsak
kuru nane
kekik
kuru fesleğen
tuz
karabiber
toz kırmızıbiber
zeytinyağı
Hazırlanışı:
Karides, yengeç ve ahtapot yıkanır, temizlenir ve küçük küçük doğranır. Bir teflon tavada zeytinyağı ısıtılır ve içine dövülmüş sarımsak konulur ve çevrilir. Ardından ahtapot, yengeç ve karides de bu tavaya konulur ve hepsi iyice pişirilir. Bu arada baharatlar da ekilir. Tavanın altı kapatılınca rendelenmiş kaşar peyniri karışıma eklenir ve hepsi iyice karıştırılıp harmanlanır. Diğer tarafta ayıklanmış kalamarlar iyice yıkanır ve en az 1 saat süte konulup bekletilir. Sütten çıkarılınca tekrar yıkanır. Kalamarların içine hazırlanan iç doldurulur. (Çok fazla sıkıştırılmadan ve ağzına kadar tamamen doldurulmadan) Üzerilerine zeytinyağı sürülür, karabiber ekilir ve ızgarada üzerleri hafif pembeleşip ızgara izi belirinceye kadar pişirilir. Pişince servis tabağına alınır ve sıcak olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

March 15, 2012. deniz ürünleri. Leave a comment.

Dubai’den İzlenimler

fotoğraf internetten alınmıştır
En”ler Diyarı Dubai ve Ferrari World postlarımdan sonra bugün Dubai ile ilgili son postumu yayınlıyorum. Arap ülkelerinde Türk dizilerinin çok sevildiğini duymuştum Dubai’de buna kendim de şahit oldum. Şu anda Dubai’de Ezel ve Muhteşem Süleyman fırtınası esiyor. Ezel bir kanalda Arapça dublajlı, başka bir kanalda orjinal Türkçe seslendirmeli, Arapça alt yazılı yayınlanıyor. Muhteşem Yüzyılın’da ilk bölümleri yayınlanmaya başlamış. Erkan Petekkaya’nın oynadığı eski dizilerden Sonbahar ve meşhur Ferhunde Hanım’da Dubai televizyonlarında yayınlanıyor.

Dubai Deira denilen eski bölge ve iş merkezini barındıran yeni bölge olmak üzere ana iki bölümden oluşuyor. Her iki bölgede de yerel pazarlar, alışveriş merkezleri, oteller , ofisler, gökdelenler, hastaneler, okullar ve evler bulunuyor. Dubai’de alışveriş meraklıları, ilginç mimari yapıları merak edenler ve moda olduğu için sadece görmüş olmak için gidenlerin yarattığı kalabalık bir turist nufusu var. Dubai’de yerleşik halk da çok karışık. Her milletten insan çalışmak için burada bulunuyor. Sokaklarda farklı dillerde, giyimlerde, farklı dinlerde insanları görebiliyorsunuz. Ortak dil İngilizce. Arapça’nın yanı sıra Hintliler, Araplardan sonra en kalabalık nufus olduğu için Urduca’da ana dil gibi olmuş. Filipinli ve Çinliler de Hintlilerden sonra ikinci sırayı alıyorlar.

Dubai’de yapılabilecek pek çok aktivite var. Bunlardan ilk akla gelen şüphesiz çölde Jeep safari. Çölde farklı bir deneyim yaşatan bu turlarda deneyimli şöförlerin kullandığı jeeplerle kum tepelerinden aşağıya hızla iniyor ve kayak pistinde kayar gibi çöl kumunda kayıyorsunuz (fazla dolu mide ile gitmenizi hiç önermem akşam dönüşte her yerinizden çöl kumu çıkması da cabası) Bu çılgın sürüş deneyiminin ardından deve çiftliklerini ziyaret edebiliyor, çölde gün batımını seyredip, çölün ortasında kurulan büyük çadırlarda Arap müziği ve yerel danslarla dolu bir akşam geçirebiliyorsunuz.

Dubai denilince özellikle ülkemizde alışveriş akla geliyor. Elektronik eşya, fotoğraf makinası ve ekipmanları, cep telefonları, laptop ve versiyonları gerçekten çok ucuz bunları almak için gidilebilir ama bunun dışında oradaki her şey ülkemizde var ve oradan almaya değmez. Dünyanın tüm moda markalarını Dubai’de bulabiliyorsunuz ama fiyatlar bizdekinden hiç farklı değil ve bence taşımaya değmez. Dubai’de oldukça fazla ve büyük alışveriş merkezi bulunmakta eğer alışveriş için modern bir alışveriş merkezine gideyim ve her şeyi aynı çatı altında bulayım derseniz size 12,1 milyon metrekare alana (uluslar arası standartlarda 50 futbol sahası büyüklüğünde)sahip olan alışveriş merkezi Dubai Mall’u öneririm. Sadece 1 katını 3 saatte gezip bitiremediğim ve gördüğüm bir mağazayı bir daha asla bulamadığım bu alışveriş merkezi şu anda dünyanın en büyük alışveriş merkezi olup, günde en fazla ziyaretçi tarafından gezilen yer ünvanını da elinde bulunduruyormuş. Dünyanın en geniş, en büyük alışveriş merkezi olan Dubai Mall içerisinde 1200 mağaza, 150’den fazla yiyecek içecek mekanı, beş yıldızlı bir otel bulunmakta. 134.000 metre kare’lik moda bölümünde aynı çatı altında en geniş ve dünyanın en ünlü moda markalarını birarada bulundurmakla gurur duyuyorlar.

Dubai Akvaryumu ve Su altı Hayvanat Bahçesi: Dubai Mall içinde dünyanın en büyük akvaryumlarından biri olan bu dev akvaryumda kum kaplanı köpekbalığı dahil 400 köpekbalığı ve vatoz olmak üzere 85’den fazla türü temsil eden, 33.000 ‘den fazla canlı hayvan bulunmakta. Dubai Akvaryum tünel şeklindeki tasarımı ile dünyanın en büyüleyici sualtını ve hayvanlarını inanılmaz yakınlıktan görme imkanını sağlamaktadır. Sualtı Hayvanat Bahçesi’nde doğal ortamlarında tehlikeli Piranha, dev kedi balığı, su samuru, penguen kolonisi ve daha fazlası ile karşı karşıya kalıyorsunuz.

Alışveriş merkezinde Buz Pateni pisti mevcut. Olimpik ölçülerdeki buz pisti dünya standartlarında olanaklarına sahip. İsteyen paten kayıyor, isteyen buz hokeyi oynuyor.
Kapalı Altın Çarşısı: Dünyanın en büyük büyük kapalı altın çarşısı da bu alışveriş merkezindedir. İçerisinde 200’den fazla altın ve mücevher mağazası bulunuyor.
fotograf internetten alınmıştır.
Dubai Fountain 300 dönümlük suni Burj Gölü üzerinde dünyanın 150 metre (50 katlı bir binaya eş değer) havaya suyu yükseltebilen tek su perdesi, su, ışık ve ses showudur. Bu showu oluşturmak için 6000’den fazla ışık ve renk projektörü kullanılıyor. Bu showda 1000’den fazla birbirinden farklı su ve müzik parçası sergilenebiliyor.
Elektronik eşya almak isterseniz Dubai’de gideceğiniz tek yer Mall of the Emirates’in içinde bulunan Carrefour. Burada hem çok ucuz hem de gerçek ürünleri garantili olarak alabiliyorsunuz. (Buraya gelmişken aynı alışveriş merkezindeki dünyanın kapalı alandaki en büyük kayak merkezi ve pisti olan Ski Dubai’ye de uğrayabilirsiniz. ) Diğer yerlerde bazen elektronik eşyalarda sahte ürün satışı oluyormuş.
Yerel mekanları ve dükkanları görmek isterseniz Deira’ya gitmeniz gerekiyor.(Biraz bizim Mahmutpaşa ve civarını andırıyor) Burada yerel pek çok mağaza ve ürün bulunmaktadır. Altın ve Baharat Çarşıları da görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.
Alışveriş sonrasında geleneksel abra adı verilen teknelerle su yolu ile bir şehir turu yapabilirsiniz
Dünyanın en yüksek binası olan Burj Khalifa’dan (Burç Halife) tüm Dubai’yi seyredebilirsiniz. Bina 828 metrelik yüksekliğe sahip olup, 160 katı kullanılabilir bir yapıdır. Binanın yaklaşık 150. kattan sonra geri kalan katları çelik olarak yapılmıştır. Bu da dünyada ilk defa betonarme kütle üzerine çelik konstrüksiyonla devam edilen ilk bina özelliğini kazandırmıştır. Ayrıca binanın cephelerine gelen rüzgâr yüklerini en aza indirmek için binanın hiçbir cephesi düz olarak tasarlanmamıştır. Köşeleri ise keskin değil, dairesel birleşimlerle yapılmıştır.

Binanın seyir katı olup halka açık olan 124 .katına alacağınız bir bilet ile size verilen randevü saatinde dünyanın en hızlı asansörü (saatte 64 km hızla çıkıyor) ile çıkıyor ve Dubai’yi kuşbakışı seyredebiliyorsunuz.

Binanın seyir katından aşağıya bakınca Dubai’nin muhteşem binalarını,

Tüm Dubai’ye ye yayılan gökdelenleri,

Dubai’nin Arap mimarisi ile yapılmış eski evlerini,

İnşaat alanına dönen Dubai’yi görebiliyorsunuz.

Binada Giorgio Armani tarafından tasarlanmış, dünyanın ilk ve tek Armani Oteli’de bulunmaktadır. Bu otel konaklamaya gelen turistler dışında pahalı oluşu nedeniyle burada kalma imkanı olmayan ve oteli sadece görmeye gelen turistlerin akınına uğruyor.

Dubai’de her milletten insanın olması mutfağa da yansımış tüm dünya mutfağının örneklerini her yerde kolaylıkla bulabiliyorsunuz. Arap yemekleri et ağırlıklı ve kuru meyveler ve keskin baharatlar öne çıkıyor. Pilavda da safran ve kuru meyveler kullanılıyor.(Kuru Meyveli Safranlı Pilav) Et yemekleri genelde(Fas mutfağındaki gibi) tajin’de (bir çeşit kapaklı toprak güveç kap) geliyor sofraya.

Et yemeklerinin yanında haşlanmış bulgur, ızgara tavuk, soslu haşlanmış nohut ve sebze çorbası getiriyorlar.

Bademli ve kuru erikli kuzu güvecin yanında gelen bulgur, tavuk, nohut ve çorbadan bir miktar tabağa alınıyor hepsi karıştırılıyor ve etin yanında salata niyetine yeniliyor.

Tatlılar birebir bizim tatlılarımız ile aynı sadece değişik isimleri var.

Dubai’de tanıdık bir tad daha vardı bu da “Mamül“‘dü. Üstelik orada da ismi mamül olarak geçiyor bizim mamülümüzden tek farkı bunların bizimkilere göre daha küçük olmalarıydı.

Dubai ile ilgili notlarım bu kadar. Artık blogumun bir yemek blogu olduğunu hatırlayıp, biraz yemek tariflerimi yayınlayayım değil mi?
Herkese şimdiden güzel bir hafta dilerim. Hoşcakalın.

March 11, 2012. Gezi notları. Leave a comment.

Ferrari World -Abu Dhabi

Dubai ile ilgili izlenimlerimde ilk sırayı “Bir İçMimarin Mabedi’ne” söz verdiğim için Ferrari World’e veriyorum. Abu Dhabi’deki Yas adasında bulunan Ferrari World, dünyanın en hızlı Roller Coaster’ının olduğu dünyadaki ilk Ferrari temalı kapalı parktır. Bu parkta her yaştan insan kendisine uygun çok çeşitli oyunlar ve yarış simülatörleri bulabilirler. Dünyanın en büyük kapalı eğlence mekanı olan Ferrari World’ün klasik Ferrari GT’nin çift eğrili profilinden esinlenen tasarlanan parlak kırmızı renkli yapısının üstünde büyük bir Ferrari logosu bulunuyor. 200 bin metre karelik tavanda yer alan bu logo aynı zamanda dünyanın en büyük logosudur.

İtalyan lüks spor otomobil üreticisi Ferrari’nin dünyaca ünlü mimarlık firması Benoy tarafından tasarlanan ve tasarımında Ferrari’nin model yelpazesinden ilham alınan özel temalı 100 bin metre karelik halka açık kapalı alana sahip olan bu bu parkta 240 km/s hıza erişen lunapark treni (roller coaster), Ferrari yarış ekiplerinin kullandığı son teknoloji ürünü yarış simülatörleri, uzmanlar eşliğinde Ferrari Sürüş ve Yarış Okulu, lüks İtalyan restoranları bulunmaktadır.

Parkın içinde Ferrari tarihinin görülebileceği bir müze, eski araçların ve yarışlarda şampiyon olan sürüş pilotlarının resim ve isimlerinin sergilendiği alanlar ve hediyelik eşya satan dükkanlar bulunmaktadır.

Müzede sergilenen antika arabalar insanı bambaşka bir atmosfere sürüklüyor.

Müze kısmı dışında parkın her noktasında çeşitli yıllara ait Ferrariler ve onların kısa tanıtımları yer alıyor.

Ferrari F1 otomobilinin içinde yer almanın heyecan verici duygusunu yaşatmak amacıyla tasarlanan özel tren- Roller Coaster,yolcularını 62 metre yüksekliğe çıkarıp indirerek tarifi imkansız bir deneyim yaşatıyor. Adrenalin tutkunlarına hitap eden Roller Coaster gerçek bir Ferrari F1 tecrübesi yaşatmak amacıyla tasarlanmış olup saatte 240 km hız yapıyor. Uzun bir kuyruk bekleyerek(2,3 saat kadar) binilen Roller Coaster’a binmek için belli bir boy ve kilo da olmak gerekiyor. Ayrıca kalp, tansiyon hastaları ve hamileler bu trene bindirilmiyor. Sırf bu trene binmek için bu parka gelenler çoğunlukta.

3 saat kuyrukta bekledikten sonra 4’er kişilik araca binenler ilk 2 sn.de en aşırı hıza ulaşan araçta çığlık çığlığa bağrıyorlar. Yolcular trenden indikten sonra yarım saat kendilerine gelemiyorlar ama trene tekrar binmekten de vazgeçmiyorlar. Dubai’ye gelirseniz Yas Adasındaki bu ilginç ve eğlenceli yeri gezmeden dönmeyin derim.
Dubai izlenimlerim devam edecek. Görüşmek üzere.

March 5, 2012. Gezi notları. Leave a comment.

"En"ler Diyarı Dubai

Arap Yarımadası’ndaki yedi tane emirlikten biri olan Dubai 2000’li yıllarda başlayan projeleri ile adını dünyaya duyuran ve şu anda bölgenin en önemli ticaret ve turizm başkentidir. Birleşik Arap Emirliğinin en büyük ikinci emirliği olmasına rağmen emirliklerin en lüks ve en modern olanıdır. Son 20 yıldır bu topraklardan petrol çıkarılmaya başlaması Dubai’nin yapısını değiştirmeye başlamıştır.(Kaynak. Internet) Ocak ayında ilk defa gittiğim Dubai beni gerçekten şaşırttı. Çölün ortasında para ve teknoloji birleşmiş suni bir cennet ortaya çıkmış. Aslında tam çölün ortasındasınız ama hiç mi hiç hissetmiyorsunuz. Aradığınız, aklınıza gelen her şey elinizin altında. Dubai tam anlamıyla bir “En”ler cenneti. İşte “En”lerden örnekler:
Dünyanın en büyük avizesi (Şeyh Zaid Cami’nde – 9 ton- 1.300.000 Svarowski taş)
Dünyanın büyük halısı Şeyh Zaid Cami’nde 5.627 metrekare/2 milyar 268 milyon ilmek
Dünyanın en yüksek helikopter pisti Burj Al Arab Otel’inde 210 metre yükseklikte
Dünyanın en büyük su sovu The Dubai Fountain 275 metrex150 metre 741.250 metrekare su perdesi Dünyanın en büyük 3. Camisi Şeyh Zaid Cami 40.000 kişilik

Dünyanın en büyük kapalı kayak pisti Ski Dubai 25.000 mkare kapalı alan / 400 metre pist
Dünyanın en büyük alışveriş merkezi Dubai Mall 1.200 mağaza / 128.000 kişi/gün
Dünyanın en lüks oteli Burj Al Arab

Dünyanın en büyük yatay binası The Meydan 1.700 metre
Dünyanın en büyük suni adası The Palm Dubai 100 milyon metre küp dolgu
Dünyanın en büyük ödüllü at yarışı Dubai World Cup 10 milyon $

Dünyanın en hızlı Roller Coaster pisti Ferrari World 240 km/saat 0-100 km 2sn.

Dünyanın en yüksek binası Burj Khalifa 828 metre.

Son derece ihtişamlı, gösterişli, zengin bir yer Dubai. İnsanın başı dönüyor tam bir inşaat alanı şeklinde heryerde yeni bir gökdelen yükseliyor. Her biri bir öncekinden daha yüksek. Dubai ile ilgili bugünlük bu kadar. Devamı önümüzdeki günlerdeki postlarda.

İyi akşamlar.

March 4, 2012. tanıtım. Leave a comment.

Silverline ile “En Başarılı Fırın Yemekleri Yarışması” Başlıyor

Haftasonu güzel bir davet ile Silverline’ın organize bir etkinliğe katıldım. Etkinlikte sevgili Gülhan Kara’nın da olacağını öğrenmek beni çok mutlu etti.

Bir yandan çayımızı içerken bir yandan firma yetkililerinden firma ile ilgili bilgiler aldık.

Ardından sevgili Gülhan Kara bizlere kendi elleri ile ıspanaklı kiş ve elmalı pay yaptı. İkisi de nefis olmuştu.

Daha sonra firma yetkilileri ve Gülhan Kara bizlerle düzenledikleri bir yarışmanın bilgilerini paylaştılar.
Birbirinden şık tasarımları ile mutfakta hanımların gönlünü fetheden Silverline,
şimdi de “En Başarılı Fırın Yemekleri Yarışması” ile mutfaklardaki kahramanların lezzetlerini paylaşıyor.
Ankastre mutfak ürünleri markası Silverline’ın sponsorluğu ve Chef’s İstanbul Mutfak Atölyesi’nin katkıları ile bu sene ilki düzenlenen “En Başarılı Fırın Yemekleri Yarışması” başladı.
Mutfakta kendine güvenen, özellikle fırın yemekleri konusunda “en iyi benim” diyen, özgün ve yaratıcı tarifler üretebilen herkesi http://www.facebook.com/SilverlineAnkastre adresi üzerinden kendi tariflerini paylaşmaya bekliyor.
1 Mart – 15 Nisan tarihleri arasında Silverline’ın facebook sayfası üzerinden toplanacak başvurular Mutfak Koçu Gülhan Kara tarafından değerlendirilecek. Finalist olarak seçilen 10 yarışmacı, tariflerini Chef’s İstanbul Mutfak Atölyesinde birebir uygulayarak büyük ödülleri kazanmak için yarışacak.
İlk 3’e giren finalistlerin birbirinden şık ödüller kazanacağı yarışmada;
Birinci SLV 240 fırının; İkinci AS 126 F ocağın; Üçüncü ise Crystal Line Inox aspiratörün sahibi olacak.
Detaylı Bilgi İçin:
Silverline Ankastre Mutfak Ürünleri Başak Menteş
Basak.mentes@silverline.com.tr Tel: 0 212 484 48 00
BPM Look Halkla İlişkiler Burçin Beyenal
burcin@bpmlook.com Tel: 0 212 241 08 02
Katılmak isteyen herkese şimdiden başarılar dilerim.

February 29, 2012. duyuru, etkinlik. Leave a comment.

Rokalı Surimi Salatası

Bugün sizlere hemen hazırlanan çok kolay bir salata tarifi vereceğim. Bu salata özellikle kışın balık sofralarına çok yakışıyor.
Malzemeler:
1 paket hazır surimi
1 demet roka
1 demet dereotu
zeytinyağı
1 diş sarımsak
1 limonun suyu
tuz
Hazırlanışı:
Surimi çubukları küp küp doğranır. Diğer tarafta yıkanıp, süzülmüş rokalar doğranıp bir kaba konulur üzerine ince ince doğranmış dereotu eklenir ve küp küp doğranmış surimiler yeşilliklere katılır. Limon suyu, tuz, zeytinyağı ve dövüşmüş sarımsak bir kapta iyice karıştırılıp, salatanın sosu hazırlanır. Sos salatanın üzerine dökülür hafifçe karıştırılıp, iyice harmanlanır ve salata servis tabağına alınıp, servis edilir.
AFİYET OLSUN.
Surimi: Japonya’ da geleneksel olarak bilinen işlenmiş su ürünüdür. Günümüzde dünya genelinde tüketilen bir besin haline gelmiştir. Surimi genel olarak ekonomik değeri düşük balık etlerinin çeşitli işlemlerden geçirilerek lezzetini, kokusunu oluşturan bileşimlerden arındırılıp yengeç, karides, ıstakoz gibi ekonomik değeri yüksek olan su ürünlerinin lezzetini taşıyan bileşimlerin bu arındırılmış balık etlerine işlenmesiyle üretilen imitasyon üründür.(kaynak: Deniz Bilimi)

February 27, 2012. deniz ürünleri, salatalar. Leave a comment.

The Upper Crust Pizzeria ‘Blogger Tadım Etkinliği"

Geçtiğimiz haftasonu Didem Hanım’ın güzel daveti ile Bebek’teki The Upper Crust Pizzeria’daki Pizza Tadım Etkinliğine katıldım. İstanbul’da sadece Bebek ve Çırağan’da şubesi olan firmayı Muzo Berberoğlu, Koray Berberoğlu ve Mert Yılmaz 2009 yılında kurmuşlar. Etkinlik süresince bizlerle olan firma ortakları sorularımıza sabırla yanıt verdiler. 2001 yılında Boston’da kurulan ve Boston’da son dört yılın ‘Best Of Boston’ ödülünü alan Upper Crust’ın lezzeti hızla Amerika’nın tüm eyaletlerine yayılmış ve en büyük müdavimleri arasına birçok ünlü Hollywood yıldızı girmiş. Bebek’teki mekan 2 katlı ve çok sevimli bir atmosfere sahip. Alt kat pizzasını hemen yiyip gidenler ya da paket servis için gelenler için ideal bir alan. Üst kat ise rahatça oturup, pizzanızı yiyebileceğiniz şekilde dizayn edilmiş ve özellikle öğrenciler düşünülmüş. Upper Crust’ın en büyük özelliği istediğiniz pizzadan dilim alabilmeniz. İtalya’ya gittiğimde herkesin eline bir dilim pizzayı alıp, sokaklarda yiyerek gittiğini görmüş ve bizde niye böyle bir sistem yok diye düşünmüştüm. İşte bu usulu Türkiye’de ilk defa burada gördüm. Dikkatimi çeken bir diğer özellik ise pizzaların büyüklüğü. 35 cm(L) ve 45 cm(XL) ebatlarında pizzalar mevcut. Menünüzü bir dilim pizza ve taze yeşillikler, otlarla yapılan salatalarla oluşturabiliyorsunuz hem de son derece makul fiyatlara.

Tadımlara öncelikle salatalarla başladık. Soframıza önce Bahçe Salatası,

Tavuklu Sezar Salata ve

Sarımsaklı ekmekler geldi. Ardından da çok beğendiğim

Ispanak Küpleri tarafımızdan anında tüketildiler.

İlk Pizzamız Rıfat’ın acılı pizzası (Kırmızı Pizza) oldu. Domates sosu, sucuk, dilim parmesan, acı zeytinyağı, pul biber, kekik ve taze fesleğenli bir pizzaydı.

İkinci pizzamız Bub’s BBQ Chicken oldu. Barbekü soslu tavuk, dilim soğan ve mozarella peynirli beyaz pizza. Barbekü sos ve tavuk birleşimi nedeniyle farklı bir tadı olan pizza ve değişiklik isteyenlere öneririm.

Üçüncü pizzamız oldukça lezzetli ve hafif bir pizza olan The Harvard Street oldu. Dilim domates, taze fesleğen, taze mozzarella ve taze sarımsaklı olan bu pizza vegeteryanların favorisi olabilir bence..

Pollogo Pesto tabanı pesto sosla kaplanmış, ızgara tavuk, gorgonzola peyniri, parmesan ve taze sarımsaklı bir pizza. Keskin pesto sosu pizzaya farklı bir tat vermiş ve ben bu tadı çok beğendim.

İşte en favorim pizzam Spinach Leaf. Taze ıspanak, ricotta ve taze sarımsaklı bir pizza. Bu pizzaya hamuru kepekli olduğu için Zayıflatan pizza deniyormuş. 880 kalori olan bu pizza çok hafif olduğu için benim en sevdiğim pizza oldu.

Tattığımız son pizzamız farklı iki pizzaydı. Pizzanın sol yarısı beyaz olan kısım Bebek Pizza, sağ taraf ise Çırağan Pizza. Bebek Pizza mozarella, soğan, dilim patates, biberiye, taze maydanoz ve taze sarımsaktan oluşuyor. Daha renkli görünen Çırağan Pizza ise sucuk, mantar, siyah zeytin ve mısırdan oluşan bir pizza. İki farklı pizzanın birarada olması da çok güzel bir fikir. Burada istediğiniz farklı pizzaları dilediğinizde sizin için biraya getirebiliyorlar.

Tattığımız pizzalar menüdeki pizzaların daha yarısı bile olmamasına rağmen fazlaca doyduğumuz için tadımı sonlandırıp, hatıra fotoğrafımızı çektirip oradan ayrıldık. Firma yetkililerine ve Didem Hanım’a ilgi ve alakaları için tekrar teşekkür ederim. İncecik hamurlu, farklı tatları birarada barındıran lezzetli pizzaların yapıldığı Upper Crust’ı denemenizi öneriririm.

Bebek Şubesi: Küçük Bebek cad. N.6 Bebek. 0212/ 265 02 66

February 26, 2012. etkinlik, tanıtım. Leave a comment.

Sıcak Mantar Salatası

Herkese güzel bir hafta dilerim. Bugün hafif bir salatamız var. Özellikle etlerin yanında güzel bir garnitür oluyor. Afiyet olsun.
Malzemeler:
250-300 gr. mantar
1 demet maydanoz
1 demet dereotu
4 tane taze soğan
Zeytinyağı
Bir limonun suyu
Tuz
Hazırlanışı:
Mantarlar yıkanıp süzülür. İnce ince doğranan mantarlar kızdırılmış sıvı yağda sotelenir. Sotelenen mantarların üzerine ince ince kıyılmış maydanoz, dereotu ve taze soğan eklenir ve hepsi karıştırılır. Diğer tarafta zeytinyağı, limononun suyu ve tuz iyice karıştırılıp salatanın sosu hazırlanır. Sos karışıma dökülür hepsi harmanlanıp, iyice karıştırılır ve salata sıcak olarak servis yapılır.
AFİYET OLSUN.

February 20, 2012. salatalar. Leave a comment.

Alternatif Mutfak 2 Yaşında !

Kızımın ön ayak olmasıyla 2 yıl önce bugün doğan “Alternatif Mutfak” 2 yaşına girdi. 1. yaş gününde nasıl doğup büyüdüğünü anlattığım blogum izleyenleri sayesinde 2 yaşına mutlulukla giriyor. Onu takip eden, yorumlarıyla mailleriyle yalnız bırakmayan, yön veren, öneri getiren, sorular soran, teşvik eden ve hiç yalnız bırakmayan herkese, sizlere çok teşekkürler ederim. Umarım Alternatif Mutfağın 5. 10 yıllarını da hep birlikte kutlarız. Blogum sayesinde tanıştığım, görüştüğüm yazıştığım dostluk kurduğum fikir alışverişinde bulunduğum tüm gönül dostlarıma selam olsun.
NOT:Pasta Divan Pastanesinden.

February 14, 2012. özel gün, kutlama. Leave a comment.

« Previous PageNext Page »